İnsanlarla Dost Olduktan Sonra Köpeklerin Bakışları Değişti İki gelişmiş kas, onlara kurtlarda olmayan farklı yüz ifadeleri imkanı tanıyor.
HALEY WEISS 17 Haziran 2019 Ceviri Ilker Unlu
Köpekler neredeyse evcilleştirilmiş diğer türlerden çok daha fazla insanla göz kontağı kurma ihtiyacı duymaktadır İnsanlara yakın büyütüldüklerinde daha dört aylıkken insanların ilgisini üzerlerine çekme mücadelesine girmeye başlarlar. Pek çok kişi için o sıcak bakışlara karşı koymak çok güçtür. Yakın zamanda yayınlanan bir araştırmaya göre insanın yüreğinin yağlarını erimesinin nedeninin köpeklerin bize öyle bakis sekilleri olabilir. Proceedings of the National Academy of Sciences’da yayınlanan bir araştırma köpeklerin yüzlerinin, gözlerini çerçeveleyen özel bir çift kas sayesinde, kurtlarda var olmayan kompleks ifadeler verebildiğini söylemektedir. Bu kaslar, iç kaşlarını kaldırarak ‘’nolur beni eve götür’’ bakışını atma imkanı tanıyor. Bu, evcil köpeğin insanlarla daha iyi iletişime geçmek için özel bir yetenek geliştirmiş olabileceğine dair bilim insanlarının bulduğu ilk evrimsel kanıt. Çalışma için Portsmouth Üniversitesi’nin Köpek Bilişsellik Merkezi’deki bir takım, köpeğin gözlerini açan ve genişleten iki kası incelediler. Bu şekilde gözleri daha iri, daha ifadeli ve dolasıyla daha şirin görünüyor. ‘’Retraktör anguli okuli lateralıs’’ ve levator anguli okuli medialis kasları (neyseki RAOL ve LAOM diye tanınıyorlar) gözlerin çevresindeki kas halkasını, üstündeki kaşların iki ucuna bağlayan kısa ve düz iki hattı oluşturuyor. Bu araştırmacılar uzun süredir köpeklerin insanlarla nasıl göz kontağı kurmaya hevesli olduklarını ve özellikle de kaşlarını nasıl hareket ettirdikleri ile ilgileniyorlardı. 2017’de çalışmanın ana yazarı Juliane Kamınski köpeklerin insanlar onlarla ilgilendiklerinde kaşlarını daha fazla ve görmezden gelindikleri ya da yemek verilmediğinde ise daha az oynattıklarını gözlemledi. Bu da bu hareketin bir noktaya kadar isteğe bağlı olduğuna işaret ediyordu. Araştırma, köpekler bu kasları kullandıklarında insanların onlara daha olumlu tepkiler verdiklerini göstermiştir. İnsanlar ve köpeklerin gözleri birbirine kenetlendiğinde ikisi de oksitosin akışının keyfini çıkarmaktadırlar. Bu sadece iki türün gözlerinin dünyada bir yerde birleştiği basit bir aşk hikayesi değildir. Tüm ortaklıklarda olduğu gibi bu yıllar süren evrim ve büyümenin bir sonucu olma ihtimali var. Eğer köpekler insanlara olan bağlarının sonucu olarak kaşlarının hareketini maniple etme yeteneği geliştirdilerse bunun karşılaştırması tutsak kurtlara bakarak yapılabilir. Köpekler yaklaşık 33 000 yıl önce özellikle de gri kurttan ayrıldığı için bu iki hayvan üzerinde yapılan çalışma 4 ayaklı zaman kapsülünün açılıp icine bakılmasına benzetilebilir. İki tür arasındaki ayrılma köpeklerin evcilleşmeye başladıkları zamana denk gelmektedir. Bugün, araştırmacılar köpeklerin zaman içinde tam olarak nasıl değişim gösterdiklerini anlayabilmek için türler arasındaki farkları belirleyip üzerlerinde çalışabiliyorlar. Bu durumda bahsi geçen kasları hareket ettiren kaşlar köpeğin anatomisine ek olarak ortaya çıkmış gibi görünmeketdır. Araştırmacıların baktıkları 4 gri kurtta bu kaslar bulunmamaktadır. (RAOL ve LAOM kaslarının öncülleri olabilecek lif öbekleri bulmuşlardır.) Araştırmacıların baktıkları 6 köpek ırkında ise bu iki kasın da tam olarak gelişmiş ve gayet güçlü olduğunu gözlemlemişlerdir. Daha kurtvari bir ırk olan ve gruptaki en eski ırk Kabul edilen Sibirya Husky’sinde araştırmacılar RAOL bulamamışlardır. Bazen bu tip değişimlerin ilk ortaya çıkışı hemen tespit edilemez. Düşük kulaklar ve kısa ağız yapısı gibi belirli fiziksel köpek özellikleri, muhtemelen ev hayvanlarında tercih edildikleri için, evcilleştirmeye kodlanmış gelişimsel hücrelerden kaynaklanmaktadır. Bu yeni araştırmaya göre ise fiziksel özellik ve onla alakalı davranış arasındaki bağ biraz daha direktir. Duke Üniversitesi Köpek Bilişsellik Merkezi müdürü Brian Hare’in sorularımıza elektronik postayla verdiği cevapta çoğu aynı araştırmacılara ait daha önceki çalışmanın köpeklerin yüz ifadesindeki bu değişimin köpek-insan ilişkisini arttırdığını ve suankinin ise bu değişimin köpeklerin kurtlardan ayrıldıktan sonraki zaman denk geldiğine işaret ettiğini söylemiştir. Evrimsel standartlara göre kurt ile köpeğin ayrılmasından sonra geçen zaman iki yeni yüz kasının gelişimi için yeterince uzun görünmüyor. Bir türün bu kadar hızlı değişebilmesi için oldukça güçlü bir etkinin buna neden olması gerekmeketdir. İşte burada araya insanlar girmektedir. Gözlerinin büyüklüğünü ve genişliğini abartacak yeteneğe sahip bir hayvan grubuyla çok derin bir bağ kurdugumuz acik. Bakışları bize insan bebeklerini anımsatırken annelik iç güdülerimizi tetikliyor. Araştırmalar zaten daha çok insansı yüz ifadesine sahip ırkların daha çok tercih edildiğini göstermesinin yanı sıra bu son araştırma yüz ifadesini daha iyi kullanabilen köpeklerin barınaklardan daha kolay sahiplendirilebildiğini ortaya koymuştur. Bunun nedeni tamamiyle RAOL ve LAOM kaslarını kullanabilme becerilerine bağlanmaktadır. Bilerek bu özellik için üretmesek de bu yüz ifadesi onlara çok şey kazandıran bir özelliğe dönüşmüştür. Hare, bu kasların evcilleştirme süreci içinde geliştiğini; ancak insanlarla etkileşimlerinin köpeklere sağladığı bu büyük bir avantaj insanların haberi olmadan gerçekleştiği açıklamasını yapmaktadır. Tim Smith Boston Üniversitesi’nde Köpek Bilişselliği üzerinde çalışan ancak bu çalışmanın parçası olmayan yardımcı professor Angie Johnston “bu öylesine klasik bir insan sistemi ki, kendi çocuklarımızla kurduğumuz ilişkiyi andırıyor,” diyor. “Köpek bilişselliği ve köpeklerin evcilleşme sürecinde baktığımızda tekrar tekrar karşımıza çıkan şey, onların adeta çocuklarımız gibi toplumumuzdaki bu çok önemli rolün bir parçası olmayı başarmış olmalarıdır. Sahip olduğumuz sisteme kendilerini dahil ediyorlar.” Bu tip insani yüz ifadeleri köpeklerin ilgiyi üzerlerinde toplama yolunda buldukları bir çare olabilir. Kaşların kaldırılması insanlarin direk iletişim amacıyla birbirlerine yolladıkları en direkt mesajlardan birine örnek olarak kabul edilebilir. Köpeklerin kurnazca bu insan ifadelerini taklit etme özellikleri, o an aslında ne hissediyorlarsa hissetsinler, bizlerin diğer hayvanlarla yapmadığımız şekilde bazı duygularımızı onlara yansıtmamıza neden oluyor. RAOL ve LAOM kasları özellikle yoruma açık. Barnard Üniversitesi Köpek Bilişsellik Laboratuvarı’da kıdemli araştırmacı olan Alexandra Horowitz buna farklı durumlarda başka başka yorumlanabileceğini söylüyor. Birine göre üzgün başka birine göre pür dikkat beni izliyor olarak yorumlayabiliriz. Olanı sorgulayan ya da inanmaz gözlerle bize bakıyor sanabiliriz.” Horowitz’e göre köpekler primat kuzenlerimizden sonra bu şekilde yüz ifadesini kullanan ikinci tur. Atlar da gözlerini çevirerek düşünceli düşünceli bakıyor görünebilirler; ancak onları genel yüz ifadeleri köpeklerde olduğu gibi insansı bir etki yaratmaz. Köpeklerle ilişki kurmaya o denli hevesliyiz ki ağzılarını yayış şekillerinde gülümsediklerini görmek istiyoruz. Yeni araştırma bana daha çok yüzlerini insan gibi hareket ettirebildiklerini gösteriyor. İfadesiz yüzlerden hoşlanmıyoruz.” Hem Horowitz hem de Johnston, Sibirya tilkileri ve Avustralya Dingoları üzerinde yapılacak bir araştırmanın kaş hareketleri ve diğer evrimsel özellikleri anlamakta bize ışık tutacağına dikkat çekmekteler. İki tür de insanlara yakın yaşamaktadırlar ve ilk köpeklere en yakın yaşayan akraba olarak kabul edilmektedirler. Köpekler evcilleşmeye kayarken onlar neden yabani kalmışlardır? Tur olarak tek başına bu hayvanı neden seçtiğimiz büyük miktarda bilgi içermeketdir” diyor Horowitz. “Bu bir bakıma kendimiz hakkında birşeyleri keşfetmek demek. “https://www.theatlantic.com/science/archive/2019/06/domestication-gave-dogstwo-new-eye-muscles/591868/
Kaynak : Kinoliji Akademisi FB grubunda Ilker Unlu tarafindan yazilip yayinlanmistir.Aklınıza Takılan Bir Soru mu Var?
Bu makaledeki konular, köpeğinizin özel durumu veya sağlık takibi hakkında sorularınızı Nazlı Akıllı Danışman'a iletebilirsiniz.